9 Ekim 2026, Cuma Kulp
KulpPasur
Makale

Amed'te Sinema

Mirze Çelik 4 dk okuma 68 okunma
Yazı boyutu
1)
Diyarbakır bir kültür şehri olmakla beraber ayrıca bir çok medeniyete ev sahipliği yaptığı için burada hikâye zenginliği çok bana göre bu konuda bakir bir yer. Geçmişten bugüne kadar burada her yaşanılan her dakika, her saniye bir sinema filmi veyahut bir belgesel olabilecek nitelikte hikâyeler, olaylar var ve bunların mutlaka çekilmesi gereken öyle çok film var ki . Tabi ki gerek yazı kitap, gerekse müzikle belki kısmen dile getiriliyor ancak bana göre sinemanın pahalı bir sanat dalı olması bu konuda sinemayı diğer sanat dallarından öteye koyuyor. Ancak şu da tartışılamaz bir gerçek ki, sinema ile bu hikâyeleri hafızalara kazımak daha anlamlı ve de kalıcı oluyor. Bir yazıyı, bir konuşmayı unutabilir insanoğlu ancak bir sinema sahnesini, görsel bir görüntüyü unutması daha zor olur ve kişide daha kalıcı etki bırakır. Sadece bireysel olarak benim gördüklerim, yaşadıklarım duyduklarım bile çok acı şeyler benim gibi binlercesi milyonlarcası var. Ve ben bunları mezara götürmek istemem. Dedelerimizin, atalarımızın yaşadıklarını arşivlerde çok az hatta pek görememek beni fazlasıyla üzüyor. Bundan sonra torunlarımıza bırakabildiğimiz arşivler ve belgeler bırakmak gerekir diye düşünüyorum.
Kürdistan da yaşanılan öyle acı hikâyelerimiz var ki, içimiz öyle dolu ki, belki de Kürt sineması olarak düşündüğümüzde belki bir çok eksiklerimiz olabilir ve kendi içimizde bile bir çok eleştiri alabiliyoruz ama bana göre olsun belge ve arşivlerimizin filmlerimiz yetersiz olduğu için kim ne çekecekse ne yazarsa ne çizerse her şey değerlidir ve mutlaka bir gün lazım olur. O arkadaşlarımızı eleştirirken rencide etmeden ve onu daha düzgün işler çıkarması için motive etmeliyiz, ona destek olmalıyız, iyi işler çıkarması için ona destek olmalıyız.
2
2010-2012 dönemi Cegerxwin sinema akademisin de eğitim alırken aslında tüm dallarda eğitim veriliyordu. Herkesin içi dolu olduğu için sanki herkes kendi hikayelerini çekmek için yönetmen olmak istedi. Ses, ışık, kurgu görüntü yönetmeni için az arkadaş o alana yöneldi. Bu da haliyle de bölgede film çekmek için zorluklarla karşı karşıya kaldık kısa metraj uzun metraj filmleri yapmak Diyarbakır gibi bir yerde gerçekten çok zor. Bana göre zor olması maliyet ve teknik olarak çok zorluyor. Bir çok şey il dışından geliyor acaba ondan dolayı mı yoksa belgeselin biraz daha kolay mı bana göre yoksa burada olan biteni kayıt altına almak için daha kolay mı ben belgesel ağırlıklı çalışmayı seviyorum yalnız burada belki belgesel çekmek bazen sanki sinemaya göre zorluklarda karşımıza çıkıyor bölgede olan baskıların etkisi çok var bir de belgesellerin karakterlerinin ne zaman ne yapacağı belli olmadığı için sürekli hazır olmalısın ve o da teknik malzeme konusunda bizi zorluyor. Sizin kendi malzemeniz olmadığı zaman eksik kalıyorsun o yüzden destek olmak için malzeme temin edilecek kurumlar olmalı.
Bir bütçe oluşturup teknik olarak en az iki üç takım oluşturup kamera,ses, ışık gibi malzemeler olmalı ve herkese açık olmalı.
Kaşına gözüne bakmadan destek olunmalı. Rengi, düşüncesi ne olursa olsun malzemenin korunması için de gerekirse her takımda bir arkadaş sorumlu olup her çekimde film ekibine destek olup malzemeyi de korumalı cani gönülden destek olunmalı. Halkımızın değerlerine saygısızlık etmeden yeri geldiğinde filmlerinde haklı eleştiri olsada yine desteklenmeli. Sanata fazla baskı da olmamalı. Eğer burada sanat yapan gerçekten bu hareketin, bu halkın terbiyesini alan bir kişiyse zaten yanlış bir şey çekmez ve sanatçı kişilik zaten özünde biraz muhaliftir, her türlü eleştiriyi de kabul etmemiz gerekir
Gerek sinemayı sevdirmemiz için gerek te sinema yapmamız için olanak ve ortamlar yaratılmalı Diyarbakır merkezde belki yine az da olsa imkanlar olabilir ama ilçelerde köylerde imkanlar çok kısıtlı belki salon bulmak zor ama gerekirse köylere ve ilçelere gidip açık havada film gösterimi ve film gösterimden sonra sinemayı sevdirecek söyleşiler yapılmalı atölyeler akademiler olmalı ve devam etmeli ve kırsal bölgelerde imkanların ne kadar kısıtlı olduğunu ben çok iyi bilirim belki çocukluk hayalim olan sinemayı ancak 2010 yıllında 37 yaşında 3 çocuk babası olarak ve her gün amedin en uzak ilçesinde kulp-pasurdan amede ortalama 300 km gidiş geliş yaparak cegerxwin sinema akademisi 2 yıl boyunca mücadele ettim ve akedeminin ilk mezunu olma gurunu yaşadım ve hayalimi gerçekleştirme mutluluğunu yaşadım belki daha önce imkanlar olsaydı benim gibi hayalleri olan arkadaşlar çok farklı işler çıkarabilirdik amed gibi bir yerde gerek atölyelerde ve cegerxwin sinema akademisi mezunu arkadaşlar gerek kayum dönemi öncesi ve sonrasıda az olsa yetersiz de olsa gerçekten çok iyi işler çıkaran arkadaşlarımızda oldu herkesin emeğine sağlık ama çok yetersiz çok daha fazla çalışmamız gerekir diye düşünüyorum

MİRZE MEHMET ÇELİK
— Mirze Çelik 28 Aralık 2025
Kalemin sahibi Mirze Çelik 2 yayımlanmış eser
Tüm Yazıları
Aynı kalemden

Yazarın Diğer Yazıları